Giresun, Görele, Daylı Köyü - Özlemin Bittiği Yerdesiniz... Anasayfa    |    İletişim
Daylı Köyü
Anasayfa | Haber Ara | Chat | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Z.Defteri | Sitene Ekle |

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

DÖVİZ

  Döviz Alış Satış
  Dolar 5.7479 5.7582
  Euro 5.2789 5.3139

HAVA DURUMU

Daylı Spor

Bu köşemizde köyümüzün spor tarihi ile, ileride yapılan yada yapılacak olan spor etkinliklerine yer vereceğiz. Bütün arkadaslarımız isterlerse bu köşemizde köyümüzü ilgilendiren ya da güncel ve önemli gördükleri spor konularında yazılarını ilgili arkadaşımıza ulaştırıp yayınlayabilirler.

Başlarken; Köyümüzün spor tarihinden bir yaprak alalım, bu da en çok katılımı sağlayan Futbol ile olsun istedik ve büyüğümüz, öğretmenimiz, Daylı Spor'a emeği geçen Sn. Emekli Öğretmen HASAN NAMAZCI'dan rica ettik. Bizleri kırmayarak (Deneme türünde) bir çalışma ile "Daylı Köyü Futbol Tarihi" adı ile yazdı.

DAYLI KÖYÜ FUTBOL TARİHİ
Büyüklerimiz 1950 yıllarından önce futbolu ineğin suluğundan yaptıkları topla ya da elmanın düdekleriyle oynarlarmış. Giyecek ayakkabı olmadığı için yalın ayak oynar, bazen nasırlaşmış ayakları ile yerdeki taşları bile sökerlermiş.

Benim bildiğim kadarıyla 1950-1960 yılları arasında Daylı-Girebi Spor üç maç yaptı. Birinci maç, Daylı Spor ile Çarşı arasında oynandı. Sonuç:1-1. Daylı'nın golünü Ahmet AK penaltıdan attı. Oyuncuların çoğu gurbetten gelenlerdi. Kalede Bozcaali köyünden Ömer ŞENEK vardı. Diğer iki maç ta Espiye Sporla oynandı. Biri Görele de 9-0 üstünlüğümüzle biterken diğer maç Espiye de oynandı. Ben maça gidemedim. Bu maç da bizim galibiyetimizle sonuçlandı. Sonucu şimdi hatırlayamıyorum. Tabi ki bu maçlar gurbetten veya okullarından tatile gelen gençlerin katılımı ile oynanırdı.

Bizim nesil yamalık topu ile daracık yerlerde, dere kenarlarında veya köyümüzün kıranın da oynayarak büyüdü. Daha sonraları üfleyerek şişirdiğimiz (meşin top) toplarla tanıştık. Kıran'da beşer kişilik takımlarla akşamüzeri çok iddialı maçlar yapardık. Ya GS-FB ya da Alt mahalle-Üst mahalle maçları oynanırdı. Köyün hemen tamamı futbola düşkündü. Hafta sonları Görele'de özel maçlar oynanırdı. Rize ile Ünye arasında il ve ilçe takımları ile maçlar oynanırdı, zira Görele'nin şahane bir çim dahası vardı. Hafta sonları köyde sanki kimse kalmaz, kadın, çocuk, yaşlı genç herkes maç seyretmeye giderdi. Bir kısmı ise saha kenarına inmez sarraf bahçesinden seyrederdi.

Bir seferinde yine hep beraber maça geldik, aylardan temmuz. Hava sıcak mı sıcak ,ama rakip takım maça gelmemiş. Maç yok dediler…Mecburen yürüme köye döneceğiz. (O yıllarda köye araba yolu henüz yok) Hep beraber Daylı sokağının ağzına geldik. O günlerde İbrahim NAMAZCI (Afet'in İbrahim) KORE'den yeni gelmişti:(Rahmetli İbrahim abi Kore gazisidir)

-"Dayı gelsene" .. diye seslendi.
Dayısı da Asım GÖKÇE. Asım amca önde biz peşlerinde, bizim dükkana girdiler. Yazıhanede bir alet çalıştırdı. Biz merakla izliyoruz. Aletin üzerindeki halkalar dönmeye başladı. Biz 15-20 kişi yazıhanenin camına üşüştük. İbrahim abi Asım amcanın eline bir mikrofon verdi ve: Dayı konuş bakalım… ne söylersen söyle dedi. Asım amca mikrofonu eline alarak sinirli ve sert bir sesle; "Maç var dediler geldik,şimdi de maç yok diyorlar. Ben şimdi bu sıcağa “Karacanın yokuşunu nasıl çıkacağım!" diye bağırdı. İbrahim abi mikrofonu eline aldı ve yerine koydu. Sonra tuşlara yeniden bastı, halkalar tekrar hızla döndü… durdu. Tekrar tuşlara basınca da Asım amcanın biraz önce söyledikleri aynen tekrar edildi. Önce herkes bir şaşkınlık geçirdi, sonra bir kahkaha bastık…Radyoyu biliyorduk evde vardı ama teybi ben dahil bütün cümbür cemaat yeni görmüştük.

Bazı maçlarda bilhassa Trebolu ile oynanan maçlarda içerde veya dışarıda hiç fark etmez, mutlaka bir kavga eksik olmazdı. Cemal Yılmaz (Namı diğer Kör Cemal Amca) elinde bir girebi her kavganın ortasındaydı. (Trebolulu Emin Ağa-Kahyaoğlu Kethuda Emin Ağa padişah tarafından görevlendirilip, Görele beyini öldürmüş ve Görele'nin kaza statüsü feshedilerek nahiye olarak Trebolu'ya bağlanmıştır. (Tarih:1850) Sanırım bu yüzdendir halk arasında beklkide inceden husumet vardı. Çünkü çıkan kavgaların hiçbirinde belli bir haklı sebep yoktu.)

 
1962 yılında Giresun Kız Öğretmen Okulu'na girdim. Önce okul futbol talkımına seçildim sonra Giresun'un iyi takımlarından biri olan Akın Spor'da oynamaya başladım. Hocamız İtalya'da eğitim görmüş iki tane antrenörlük diploması olan bir zattı. Bize; 4-3-3 diye bir futbol sistemi ögretti. Anlattığına göre o yıllarda İtalya'da bu sistem uygulanmaya başlanmış, henüz diğer ülkelerde ve bizde de tam uygulanmaya başlamamıştı.
 

Yazın, okul tatilinde köye gelince arkadaşlarımı bir kenarda topladım. Kimi razı oldu kiminin de anne, babasından yalvar yakar izin alarak birer tane yarım kol fanila tedarik ettik. Birer de mor şort diktirdik. Fanilalarımıza terzi Hüseyin KELEŞ'e çapraz arma ile "D.G" harfleri diktirdik. (Daylı Girebi Spor topu topu 11 tane forma yaptırabilmiştik). Görele Yurt Gücü ile Göerele Yeşilyalı arasında artık bizim de bir formamız vardı. Birlikte paralarımızı denkleştirerek bir de top almıştık. Daylı'da kalecimiz yoktu. Eski “Kemikli” şimdiki Hürriyet mahallesinden İdiris'in Ali (Şimdi Emekli Kaptan Ali EROL)'yi kaleye aldık.
 
Hatırlarım da (Solda,Kaleci Ali) kaleci kazağımızın olmadığından kendi kazağımı kaleci Ali'ye giydirmiştik. Ali, o zaman ufak tefek bir çocuk. çelimsiz. Boyu 1,60 falan kalede kayboluyor. Onu kalede gören şut mesafesine girer girmez mermi gibi basıyor şutu. Gelin görün ki bizim Ali kedi gibi, öyle kolay kolay gol yemiyor. Boş zamanlarda antrenman yaparak hem büyük sahaya alıştık, hem de 4-3-3 sistemi üzerinde çalışarak sistemi oturtmaya başladık, hafta sonları da diğer köylerle maçlar tertip atik. Artık kendimizi kanıtlamanın zamanı gelmişti.
 

Görele Spor başkanı Muzaffer DÜLGER'den (kör Muzaffer) maç istedim. Dükkanının önünde- arkadaşıyla sohbet ediyordu. Selamlaşma faslından sonra;
-"Muzaffer amca, sizin takımla bizim takım bu hafta sonu birdosluk maçı yapalım mı ?" dedim. Bana:
-"Hasan, benim topum tüfeğim yok” dedi manidar bir bakışla. Bunun manası: Bizi hırçın, kavgacı olarak biliyorlardı. Bu imajı zaman içinde yıkmanın da zamanı gelmişti. Maçlarımızın hemen hemen tamamı centilmenlik sınırları içinde geçmiştir. Muzaffer amca formayı vermedi ama maç ta 4-4 berabere bitti. Trebolu'ya deplasmana gittik 2-2 berabere kalarak güven tazeledik.
 

Hatta Espiyede Espiye Sporla 1-1 ve Beşikdüzü Sporla da Beşikdüzünde 3-3 berabere kalma başarısını gösterdik.O dönemde içeride oynadığımız bir maç hariç hepsini kazandık.

Bir yaz, gurbetten gelen arkadaşlar ısrar ettiler, maç alalım diye, aldık. Pazar günü Vakfıkebir ile maç yapacağız. Ancak fındık zamanı da geldi çattı. Pazar günü rakip takım geldi, bizden kimse yok!...Herkes fındığa başlamış. Gençler söz verdikleri halde maça gelemediler. Ne yapalım, başa gelen çekilir, sağdan soldan adam bulup maça çıktık ve 5-1 kaybettik. İşte o gün hırsımdan ağladığımı hatırlıyorum. Yine de güzel günlerdi bizim için.

1970 yılıydı. Yaz aylarında özel maçlar yaparak hem de turnuvalarda mücadele ettik. 1970 yılının özel turnuvasında Tepebaşı Sporla final oynadığımızı hatırlıyorum. 87.dk. yediğimiz bir hatalı golle turnuvayı 2. olarak bitirdik.

1981 yılında 100.Yıl Turnuvası düzenlendi. Gurubun son maçında Çeşmebaşı Spor'a 2-0 yenilerek
3,4'lük için Hendekbaşı Spor'la karşılaştık ve 3-1 galip gelerek turnuvadan 3.olarak ayrıldık.

1982 yılında takımı Cesarettin KARA ile Fuat BEKTAŞ arkadaşlarımız hazırladılar. Bu turnuvada da güzel maçlar oldu ve yine turnuvayı 3. olarak tamamladık. Senesini tam hatırlayamıyorum (1988 olabilir) takımı Hüseyin CINDIK hazırladı, bu organizede dereceye giremedik.

 

1983 yılında Cumhuriyetin 60.Yılı anısına 3 turnuva birden düzenlendi. İlkinde 18 takım vardı. Sonrakiler dörtlü turnuva idi. Bu turnuvalardaki takımımızda oynayan arkadaşlarımızın lisansları var hala elimde. Yaklaşık yirmi seneden fazlaca bir zaman geride, anılarda kalan bu güzel turnuva maçlarında güvendiğim bazı arkadaşlarımızın, bizi bazı maçlarda yalnız bıraktıkları da olmuştur.

1963-1986 yılları arasında Daylı Spor'da forma giyen (Daylı'dan olmayıp) bazı arkadaşlarımızı hatırlatalım: Metin AYCI, Hayrettin SİNİRLİOĞLU, Hendekbaşından Tayfun, İrfan MIZRAKÇI, İsmat MELİKOĞLU, Ünal (Giresun Spor'a gitti), Zeki BAKKAL, Mehmet KARAMAN, Eynesilden-Esat KARTAL, Mehmet-Mustafa, Hüseyin. Mehmet ŞAHİN, Özcan ŞAHİN, Abdullah ODABAŞ, Erkan ODABAŞ, Ali ODABAŞ, Bülent ODABAŞ (İdrisin), Ali EROL-kaleci Ali- Engin TORÇUK, Fuat AKKOYUNLU, Bülent USTA.

Bu zaman içinde Daylı'dan yetişip te aramızda futbol oynayan arkadaşlarımız da: Ali KIR, Hüseyin KIR, Necati ALKURU, Necati KELEŞ, Erol KAYA, Mustafa KARA (Hartamacı Mustafa), Arif KURTOĞLU, Ahmet KARA, Cesarettin KARA, Hasan ÇITLAK, Metin ÇITLAK, Çetin ÇITLAK, Ergun ÇITLAK, Muammer KAYA, Cafer KAYA, Aytekin KAYA, İsmail BEKTAŞ (Kanca İsmail), Yusuf GÖKÇE (cive Yusuf), Ali GÖKÇE (Alikop), Erol ÇITLAK, Birol KARA, Salih GÖKÇE, Mustafa NAMAZCI (Ağa Mustafa), Hayati ÇITLAK, Hidayet ARI, Mehmet ARI,

 

Avni BEKTAŞ, Fuat BEKTAŞ, Mahmut BEKTAŞ, Sinan BEKTAŞ, Mustafa KAYA, Kemal KAYA, Sedat KAYA, Hüseyin CINDIK, Osman CINDIK, Cemal KARA, Halil ÖNDER, Salih ÖNDER, Alpaslan ZOR, Necati AVCI, Hüseyin AVCI, Şenol AVCI, Mehmet GÖKÇE (Köroğlu), Kadem YILMAZ, Hazım YILMAZ, İbrahim CINDIK, Kemal CINDIK, Salih NAMAZCI, Hüseyin BİRTÜRK, Mustafa BİRTÜRK, Hasan NAMAZCI, Hüseyin NAMAZCI, Engin SARIŞEN, Ahmet KARA,Ahmet GÜRLE, Mürsel KARA, Nadir BEKTAŞ, Haydar BEKTAŞ (kaymakam)
 

Arada unuttuğumuz isimler varsa beni bağışlasınlar. Zira bu kadar uzun seneler içinde bir çok maç oynadık. Bu arkadaşların kimi antrenman maçlarında oynarken kimi arkadaşlarımız da uzun süre Daylı Spor formasını gururla taşıyıp sırtından çıkarmamıştır. Her zaman Daylı Spor iyi ve ahlaklı futbol oynadı, turnuva maçlarında sabah 10.bile olsa stad tıklım tıklım dolar ve büyük seyirci coşkusu yaşanırdı.

1983 yılında Kaymakamlık Makamının düzenlediği "Tüm Merhum Sporcular" kupası turnuvasına iki grup halinde 18 takım katılmıştı. İlk maçımızda İnanca Sporla 2-2 berabere, ikinci maçımızı Soğuksu Sporla 3-1 gaklip gelerek, 3.maç Şöhretler'i 12-2 geçtik. 4.maçı Çeşmebaşı Sporla oynayıp 4-2 kazandık. 5.Maçta hayli rahatlayan takımımız Yeğenli karşısında fırtına gibi. Sonuç:6-0. Sonra Hendekbaşı ile 0-0 berabere bitince, beraberlik alma başarısını gösteren Hendekbaşı o haftanın takımı seçilmişti.

 

Bozcaaliyi 7-2, Arkoz Spor'u da 5-3 yenerek guruptan birinci olarak çıkmıştık. Diğer gurubun lideri Tepebaşı Spor'du. Final maçın da; Ne acıdırki Yusuf DİKBAŞ kardeşimizi elim bir trafik kazasında kaybedince Tepebaşı Spor maça çıkmamıştı. (Hükmen galip sayılarak) Daylı Spor o turnuvada şampiyon olmuştu.

Bu turnuvadan hemen sonra Eynesil'de yapılan turnuvanın ilk 4 ile Görele nin ilk 4.arasında kurayla yapılan turnuvada: Eynesil Boztepe ile 4-1 kazandık. Yarı finalde Tepebaşı Spor'a karşı maçı 3-0 kazandık. Finali Soğuksu Spor'la oynadık ve maçta normal süre 0-0 bitmesine rağmen uzatmalarda da gol olmadı. Penaltı atışları ile biten karşılaşmadan mağlup ayrılarak o turnuvayı 2. bitirmiştik.

 

 
Aynı yıl Cumhuriyetin 60.yılı anısına dörtlü turnuva yapıldı. İlk maçta Çavuşlu Spor'u 4-3 yendik. Finalde Tepebaşı Spor'a 3-1 yenilerek ikinci olduk. O yıl 7 ayda 3 turnuva oynayıp 1 birincilik 2 de 2.lik yaşadık. Bu turnuvalar da 4,3,3 taktiği uyguladım daha çok. Bazan rakibe göre 4,4,2 veya 4,1,5 bazen 3,1,6 bile uyguladım. Müdafaa emniyetini bırakmadan daha hücuma dönük, fazla gol atabilme cihetine gittim. O yıllarda zaten elimizde belli sayıda oyuncular vardı, ancak bazı rakiplerimiz şehirlerden 2. veya 3.lig takımlarında oynayan arkadaşları alarak karşımıza çıkmışlardı ki hemen hemen hepsini yenme başarısını gösterdik. Sonunda "Katırcılarla dondurmacılar"dan kurduğu takımla Hasan Hoca hep bizi yeniyor dediler. Bu da zamanın ince esprisi olarak kaldı..
 

1984 yılıydı. Finale çıkamamıştık. Kumyalı'ya 1-0 kaybettik. Derekuşçulu'yu 4-0, Çeşmebaşı Sporu 7-1 yenerken, BozcaaliSpor'a 2-1 yenildik. Ünlüce Spor'u 2-1 yenip gurupta 3. olduk

1986 yılındaki turnuvada başarılı olamadık. Görele Spor 3.lige çıkınca saha çimlendi. Turnuvalar tarihe karıştı adeta amatör futbol neredeyse bitti. Halı saha maçları da başlayınca gençler Kasabanın tüm köylerini gençlerini kaynaştıran amatör futbol turnuvalarını ne yazık ki unuttular.

Saygılarımla.

Hasan NAMAZCI
Emekli ögretmen
10/12/2006

 
 
EK BİLGİLER

Görüldüğü gibi köyümüzde spor özellikle futbolda yoğunlaşmıştır. Öyle ki bir şekilde gurbete bile çıkılsa, bu azim ve istekle yeni oluşumlar içinde başarılı çalışmalara imza atılmıştır.

1985-86 yıllarında başlayıp 1988 yılına kadar İstanbul Kasımpaşa'da Daylı Spor kurulmuş, çok keyifli ve başarılı maçlar çıkarılmış olup, tüm hemşehrilerimizle kucaklaşmanın mutluluğunu paylaştık.

 

 

 

Daha sonraki yıllarda muhtelif halı saha turnuvaları düzenlenmiş ve takımımız köyümüzü her zaman başarılı ve örnek bir şekilde temsil etmiştir.

 

 

Kavacık'ta yapılan turnuvada Daylı Spor ve Ataköy Spor seremonide…

 

 

Maçlar bitmiştir. Bir galibiyet sonrası kaptan Mustafa Kaya kupayı alırken…

Derleyen: Seyit CINDIK

DUYURU

YENİ YIL01 Ocak 2014

ANKET

Dernek Çalışmalarımızı Nasıl Buluyorsunuz?





Tüm Anketler

TAKVİM

SAYAÇ

ÖNEMLİ LİNKLER

SAYAÇ

daylikoyu.org.tr © 2007 - 2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Köşe yazılarından yazarları, yorumlardan yorumu yazan şahıslar sorumludur. Daylikoyu.Org.Tr sorumlu tutulamaz.
Web: www.daylikoyu.org.tr | E-Mail: info@daylikoyu.org.tr
Altyapı: Mydesign | Tasarım: